Kategori arşivi: Felsefe Tarihi

Sanatçı Vâri Yaşamak: Nietzsche’nin Gözünden Yaratıcılık

Sevseniz de sevmeseniz de, filozof Friedrich Nietzsche (1844-1900) 1872’de yayımlanan ilk büyük eseri Tragedyanın Doğuşu’nda yaratıcılık üzerine düşünmenin benzersiz bir yolunu sunmuştur.

Yaratıcı Gücün Rekabeti

Bu erken dönem sunuşta, hayatı yaratıcı bir şekilde yaşama düşüncesi Nietzsche’nin, hayatı bir sanatçı olarak yaşama düşüncesiyle dışa vurulmuştur. Birbiriyle çakışan iki yaratıcı enerji ayrıntılandırılmıştır: Apolloncu ve Dionysosçu. Sanatçı Vâri Yaşamak: Nietzsche’nin Gözünden Yaratıcılık yazısına devam et

Evrim ve Fedakârlık (Özgecilik)

Eğer ki, bütüncül bencillik (egoizm) kifayetsiz bir ahlaki teoriyse, bu bütüncül bir fedakârlığı (özgecilik) hedeflememiz gerektiği ve başkalarının iyiliğini gözetmek adına bencil olmamız gerektiği anlamına gelmez mi? Öyleyse, yeni bir sosyo-biyoloji sahasını irdeleyen bu ilginç soruyla söze başlamalıyız. Sosyal yapılar ve ahlakiliği de kapsayan davranışsal modellerin kuramlaştırıldığı bu yeni sahanın, evrim teorisiyle izah edilen bir biyolojik dayanağı vardır. Evrim ve Fedakârlık (Özgecilik) yazısına devam et

Bir Ayn Rand Öyküsü: Herkese Yeteneği Kadar’dan Herkese İhtiyacı Kadar’a

“Herkese Yeteneği Kadar’dan Herkese İhtiyacı Kadar’a”

Bu, yukarıdaki sloganı hayata geçirmiş Yirminci Yüzyıl (Twentieth Century) Motor Fabrikası’nın, hayatta kalanlarından biri tarafından anlatılan hikâyesidir.

Yirmi yıl çalıştığım o fabrikada bir olay olmuştu. İhtiyar ölüp vârisleri işi devraldığı zamandı. Üç kişiydiler. İki oğlu, bir de kızı vardı. Fabrikayı yönetmek için yeni bir plân ortaya koydular. Bizim de oyumuza sundular. Herkes, yani hemen hemen herkes oy verdi. Bilmiyorduk. İyi bir şey sanıyorduk. Aslında, iyi olduğunu düşünmemiz gerektiğini sanıyorduk. Plâna göre, fabrikadaki herkes kendi yeteneğine göre çalışacak, ama parasını ihtiyacına göre alacaktı. Bir Ayn Rand Öyküsü: Herkese Yeteneği Kadar’dan Herkese İhtiyacı Kadar’a yazısına devam et