Benito Mussolini’nin 10 Haziran 1940 Savaş İlanı Konuşması

Yazar

10 Haziran 1940, Avrupa savaşı henüz cihana yayılmamış ama İtalya’nın karışmasıyla alev daha da körüklenmişti. Savaş ilanları elçekliklere İtalyan Dışişleri Bakanı Kont Galeazzo Ciano tarafından bizzat verilmişti.

Ciano ilk başta Almanya’nın daha yeni işgal ettiği (Mayıs 1940) Fransa’nın  Büyükelçisi Poncet’i kabul etti. Görüşmelerinde Ciano “Muhtemelen sizi neden çağırdığımı anlamışsınızdır” dedi. Poncet, kaçamak bir gülümsemeyle, “Çok zeki olmasam da sanırım bu kez anladım” demesinin ardından Ciano’dan savaş ilanını dinledi. “Bu zaten düşmüş bir adamı hançerlemektir. Yine de kadife bir eldiven kullandığınız için size teşekkür ederim” diyerek  bunun gerçekleşeceğini iki sene evvel gördüğünü ve Çelik Paktı’nın imzalanmasıyla artık mani olamayacağını anladığını belirtti.

Ne Ciano’yu ne de herhangi bir İtalyanı düşman olarak göremeyen  Poncet “Almanlar zalim efendilerdir. Bunu siz de öğreneceksiniz” dese de Ciano yersiz bulduğu bu sözlere cevap vermedi. Tokalaşırlarken Poncet, Ciano’nun havacı üniformasını göstererek, “Kendinizi öldürmeyin” dedi ve veda etti.

İkici olarak da İngiliz Büyükelçi Sir Percy Loraine’yi çağırdı ve savaş ilanını bildirdi. Bunu tepkisizce dinleyen Loraine,  Ciano’nun söylediklerini değiştirmeden yazılı vermesini istedikten sonra bunun bir uyarı niteliğinde mi yoksa sahi bir savaş ilanı mı olduğunu sorunca aldığı cevabı yine ağırbaşılıkla karşıladı. Kapıda Ciano’yla uzunca ve samimi bir şekilde tokalaşıp vedalaştılar.

Saatler akşam altıyı gösterdiğinde Duce Venedik Sarayı balkonuna çıktı ve halkını selamladı. Konuşmanın çevirisini sizlere sunuyorum:
“Askerler, denizciler ve pilotlar! Devrimin ve Faşist Lejonları’nın kara gömleklileri! Arnavut Krallığı’nın ve İtalyan İmparatorluğu’nun kadın ve erkekleri! Dinleyin!

Kaderimizde yazan o vakit anavatanımızın kapılarına geldi çattı. Geri dönülmez kararların zamanı. Savaş ilanları İngiltere ve Fransa Büyükelçiliklerine verilmiş bulunmakta.

Her daim İtalyan halkının varlığını tehdit edip ilerlemesine mani olmuş Batı’nın sömürücü ve irticacı demokrasisine karşı savaşa gidiyoruz.

Yakın dönemdeki hadiseler şu tabirlerle özetlenebilir:
Vââtler, tehditler, şantajlar ve son olaraksa Milletler Cemiyeti’nin taçlandırılarak elli iki devleti alçakça kuşatması.

Vicdanımız tamamen rahat. Sizler de tüm dünya gibi şahitsiniz ki Faşist İtalya elden geldiğince Avrupa’yı kasıp kavuran ateşten kaçmaya çalışmışsa da nafile.

[…] geçen yıl 6 Ekim’de Polonya Muharebesi sona erdikten sonra Führer’in yaptığı (barış) tekliflerini reddetmemek yeterliydi.

Artık hepsi geçmişte kaldı.

[…]

İtalyanlar!
Berlin’de gerçekleşen unutulmaz bir toplantı esnasında dedim ki “Faşist ahlak kuralları gereğince, biri birinin dostuysa onunla sonuna kadar gider”.  Alman milleti ve muzaffer silahlı kuvvetleriyle yürüyeceğiz.

Bu tarihi hadisenin arifesinde, gözlerimizi hep yaptığımız gibi ülkesinin ruhunu okuyan Majeste İmparator Kral (III. Victor Emmanuel’e)  çeviriyor ve seslerimizle büyük müttefik Almanya’nın şefi, Führer’i de selamlıyoruz. Proleter ve Faşist İtalya, hiç olmadığı kadar kuvvetli, azametli ve müttehit halde, üçüncü kez göğsünü germekte.

Yalnızca tek bir söz vardır, o da herkesçe kesin ve şarttır. Çoktan Alpler’den Hint Okyanusu’na yayılıp tüm kalplere heyecan veren bu söz: Zafer! Nihayet İtalya’ya, Avrupa’ya ve dünyaya hakkaniyetle uzun bir barış çağı açmak için kazanacağız da.

İtalyan halkı!
Silahına sarın! Azmini, cesaretini, kahramanlığını göster!”

Ciano çok üzgün olmakla beraber başlayan bu serüvene karşı içi hiç sinmiyordu.
Savaş ilanı yapıldıktan ve elçilere savaş ilanlarının verilmesiyle, gerçekleşebilecek karışıklıkları engellemek adına Fransız ve İngiliz konsolosluklarının önlerine İtalyan askerler yerleştirilerek muhafaza edildi.

Yazan ve İtalyancasından Çeviren:
Bartu ŞİMŞEK

Kaynaklar:

  • Mussolini’nin yaptığı konuşmanın tam metni için La Stampa Gazatesi 10 Haziran 1940 nüshasından yararlanılmıştır.
  • Ciano’nun oyuncusu, izleyicisi ve en son da yazarı olduğu günlükleri Türkçeye Selçuk Uygur’un çevirisiyle “Savaş Günlükleri (1939-1943)” adıyla Kronik Kitap aracılığıyla basılmış değerli bir kaynak olup bu yazıda istifade edilmiştir.